Sorunun cevabı, İlber Ortaylı ile yapılan söyleşilerde aranmış. İnsan ömrü dolu dolu nasıl yaşanır, neleri yapar, neler dinler, neler okursa dolu olunurun peşinde koşulmuş. İkiyüz küsür sayfalık kitap İlber Hocanın tv de izlediğim söyleşileri kadar geçmedi bana. Hatta bir çok yerinde irite oldum bile diyebilirim. Fazlasıyla İtalyan hayranlığı sezinledim. Her insanın yapamayacağı gezileri, siz gezseniz bile benim geçmişte aldığım lezzeti alamayacaksınız vurgusuyla sıraladığı gezilecek yerler listesi fazlasıyla akıl karıştırıcıydı. Hocanın hayatı öylesine kültür turizmiyle ve geçmişle doluydu ki, o gezilecek yerleri ve çıkarılacak sonuçları sıralarken, ben kendimi sanat tarihi dersindeymiş gibi hissettim. Üstelik her yeri 40 yıl öncesiyle kıyaslayarak bozuldukları imasında bulunması da içimi fazlasıyla kararttı. Bunun yanında çok ama çok üst seviyede bir entelektüel kriteri var hocanın. Keşke olabilse öyle insanlar dedirtecek türden. Düşünsenize toplumun entelektüellerinin 15 yaşına geld...